Depresyon Mu, Üzüntü Hali Mi?


Sağlık 9 Şubat 2022 72 views 0 Yorum

Yoksa üzüntü ile karıştırıyor muyuz ?

Üzüntü, doğal bir psikolojik tepkidir ve zihinsel ya da psikolojik bir sorun değildir. Basitçe, zor anlarda veya biri bizi incittiğinde ortaya çıkan bu duygu kaçınılmaz olacaktır. Üzüntü hali depresyonun birden fazla belirtisinden sadece biridir. Kayıp, hayal kırıklığı, problemler veya diğer zorlu durumlara verilen normal bir tepkidir. Zaman zaman üzülmek, insan olmanın bir parçasıdır.
Üzüntülü olma hali yaşamın bazı dönemlerinde karşımıza çıkabilecek birçok olumsuzluğa karşı gösterdiğimiz sağlıklı duygusal bir tepkidir. Üzüntü yaşamak, zorlu süreçlerden geçen herkes için normal, insani bir tepkidir ve üstesinden gelinebilir. Bu duygu aynı zamanda depresyonun küçük bir parçası olduğu gibi depresyon yaşayan herkes üzüntü içerisinde olmayabilir. Kişinin uzun suren üzüntüye bağlı olarak duygudurumu daha düşük bir mood da seyredebilir. Yine de bu her zaman depresyon demek değildir.

Depresyon ise sağlıklı kabul edilmeyen bir duygusal durumdur, yaygın ve kronik şekillerde düşünme yetisini, duyguları, algıları ve davranışları ve hatta beden işlevleri etkileyen bir ruhsal rahatsızlık olarak tanımlanır. Depresyon pek çok kişi tarafından yanlış bilinir, üzüntüyle karıştırılabilir. Yaşanılan bir üzüntü, sıkıntı ya da hayata karşı kızgınlık veya isteksizliğin olması depresyon değildir. Bazı ruhsal veya yaşamsal etkenler tetikleyebilir. Ancak depresyon, yaşamsal etkenlerden bağımsız değişen bir tablodur. Sadece üzüntü ve sıkıntı yoktur. Hatta oldukça azdır. Elem, keder, hüzün, umutsuzluk, suçluluk gibi olumsuz duyguları içeren duygusal bir yaşantıdır fakat bu tür duygusal değişikliklerin tamamı depresif bozukluk olarak değerlendirilmemedir. Depresyonda bu duygular yaygın ve süreklidir ve kişinin işlevselliğinde belirgin bozulmaya neden olur. Bu genellikle beyindeki sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişim kurma yeteneklerini engelleyen bir biyokimyasal dengesizlikten kaynaklanır. Bu hücreler, bazıları ruh halini korumaya yardımcı olan nörotransmiterler adı verilen kimyasalları kullanarak iletişim kurar. Bu kimyasallarda bir eksiklik varsa, kişi depresyon yaşayabilir.

Depresyon çoğu kez kaygı (anksiyete) duygusu ile beraber ilerlediği için depresyondaki insan hüznünü bile gerçek anlamda yaşayamayabilir. Bazı insanlar depresyonu öfke veya sinirlilik olarak yaşayabilirler. Konsantre olmak veya karar vermek zor olabilir. Uyku, iştah ve enerji sorunları ve açıklanamayan ağrılar depresyonun fiziksel belirtileri olabilir. Bazıları ölüm veya yaşamlarını sona erdirme (intihar) ile ilgili zor düşünceler dahi yaşayabilirler. Depresyon biyolojik bir tıbbi hastaliktir. Ciddi ve çok önemli bir sağlık sorunudur. Mutlaka doktora, psikiyatri uzman hekimine başvurulmalıdır. Mutlaka depresyon tedavi edilmelidir. Tedavi edilmeyen ağır depresyon ölümcül sonuçlara varabilir.

Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’ne göre yetişkinlerin yüzde 7’sinin klinik depresyon yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu hastalığın en yaygın belirtisi derin bir umutsuzluk hissi olsa da her bireyi farklı şekilde etkileyebilir. Depresif olan herkes aynı türde semptomlara maruz kalmaz ve yoğunluk seviyesi kişiye ve kişinin psikolojik durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Yanılgılarımız, depresyon gibi tedavi gerektiren ciddi bir durumun ihmaline veya hüzün gibi yerine göre doğal duygusal bir duruma aşırı tepkiler vermemize yol açabilir. Tam da bu noktada bu ayrım önem kazanmaktadır. Depresyon tedavisi olan bir hastalıktır.

Tanı konulabilmesi için bir temel belirti olmak üzere en az beş belirtinin bulunması ve bu belirtilerin her gün, en az iki hafta devam etmesi gerekir. Bunlar çoğunlukla kaygı artışı sonucu mide bulantısı, sıcak ve soğuk basması, terleme de olabilir. Hastalığın en sık görülen belirtileri ise şunlardır:

  • Enerji kaybı

  • Aktivitelere ve yaşama karşı ilginin azalması

  • Üzüntü

  • İştah ve kilo kaybı ortaya çıkması

  • Konsantrasyon bozukluğu

  • Ümitsizlik duygusu

  • Bedensel şikayetler

  • İntihar düşüncesi

Her iki durumda da kişiler psikolojik yardım almak için doktora başvurabilir. Yaşamın belirli dönemlerinde karşılaşılabilen olumsuzluklar karşısında destek almak amaçlı ya da depresyonun biyolojik ve psikoterapi ile tedavisi amacıyla psikiyatri uzmanından yardım alınabilir.

Beni Değerlendir post

Benzer Yazılar


Nöro-oftalmoloji (Göz nörolojisi): Beynin aynası olan göz
Nöro-oftalmoloji (Göz nörolojisi): Beynin aynası olan göz

Nöro-oftalmolojinin alanı tam olarak nedir Göz organı, gebeliğin en başından itibaren beyin gibi sinir sisteminin ana...

21 Mayıs 2022 tarihinde eklendi.

Yenidoğanın göz iltihapları
Yenidoğanın göz iltihapları

Bebeğim doğdu, her şey harika, ama ertesi gün kendime geldiğim­de ve heyecanım yatıştığında gözünde kızarıklık...

21 Mayıs 2022 tarihinde eklendi.

Göz tembelliği
Göz tembelliği

Tıp fakültesinde okurken, yakın arkadaşlarımdan biri, mikroskopta gör­meye çalıştığımız mikropların bazılarını...

21 Mayıs 2022 tarihinde eklendi.

Kuru göz
Kuru göz

Eminim bu başlığı görünce, sizde böyle bir sorun olmadığını, kuru gözlü olmadığınızı aksine sulu gözlü...

21 Mayıs 2022 tarihinde eklendi.

Yorum Yap


Yorumlar